<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konak 1 Nolu Kültür ASM</title>
	<atom:link href="http://konakkulturasm.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://konakkulturasm.com</link>
	<description>T.C. Sağlık Bakanlığı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 Jun 2020 18:21:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>
	<item>
		<title>Korona Virüs</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/korona-virus/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/korona-virus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2020 18:17:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=416</guid>

					<description><![CDATA[Korona Virüs Dünyada salgınlara ve ölümlere yol açan korona virüs hastalıkları ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığımız harekete geçerek kamuoyunu bilgilendirmek için harekete geçmiştir.  Korona virüs ile ilgili detaylı bilgi almak için yine sağlık bakanlığımızın web sitesinde yer alan bilgilendirme rehberine linke tıklayarak...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/korona-virus/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0014.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-417" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0014.jpg" alt="" width="729" height="410" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0014.jpg 729w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0014-300x169.jpg 300w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0014-24x13.jpg 24w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0014-36x20.jpg 36w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0014-48x27.jpg 48w" sizes="(max-width: 729px) 100vw, 729px" /></a></h3>
<h3>Korona Virüs</h3>
<p>Dünyada salgınlara ve ölümlere yol açan korona virüs hastalıkları ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığımız harekete geçerek kamuoyunu bilgilendirmek için harekete geçmiştir.  Korona virüs ile ilgili detaylı bilgi almak için yine sağlık bakanlığımızın web sitesinde yer alan bilgilendirme rehberine <a href="https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/Bulasici-hastaliklar-db/hastaliklar/2019_n_CoV/rehberler/2019-nCov_Hastaligi_RehberiV4-11_Subat_2020.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">linke</a> tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sağlık bakanlığımızın korona virüsten korunma yöntemlerini içeren broşürlere ise <a href="https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/bulasici-hastaliklar/2019-n-cov/liste/2019-ncov-afis-ve-brosurler.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">linke</a> tıklayarak ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Sağlıklı günler dileriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/korona-virus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koronavirüs&#8217;ün Yayılmasına Karşı Koruyucu 14 Kural</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/koronavirusun-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kural/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/koronavirusun-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kural/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2020 18:10:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=412</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Küresel sorun haline gelen koronavirüsün yayılımına karşı koruyucu kurallara mutlaka uyulması gerektiğini söyleyen uzmanlar koronavirüsün yayılmasına karşı koruyucu 14 kuralı anlattı.&#8221; Ülkemizi, küresel sorun haline gelen koronavirüs&#8217;ün yayılmasına karşı koruyacak 14 kural; 1. Ellerinizi sık sık su ve sabun ile...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/koronavirusun-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kural/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0011.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-413" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0011.jpg" alt="" width="750" height="422" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0011.jpg 750w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0011-300x169.jpg 300w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0011-24x14.jpg 24w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0011-36x20.jpg 36w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0011-48x27.jpg 48w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></a></p>
<h3>&#8220;Küresel sorun haline gelen koronavirüsün yayılımına karşı koruyucu kurallara mutlaka uyulması gerektiğini söyleyen uzmanlar koronavirüsün yayılmasına karşı koruyucu 14 kuralı anlattı.&#8221;</h3>
<p>Ülkemizi, küresel sorun haline gelen koronavirüs&#8217;ün yayılmasına karşı koruyacak 14 kural;</p>
<p>1. Ellerinizi sık sık su ve sabun ile en az 20 saniye boyunca ovalayarak yıkayın.<br />
2. Öksürme veya hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu tek kullanımlık mendille kapatın. Mendil yoksa dirsek içini kullanın.<br />
3. Ellerinizle, ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmayın.<br />
4. Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3, 4 adım mesafe koyun.<br />
5. Yurt dışı seyahatlerinizi erteleyin ya da iptal edin.</p>
<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0012.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-414" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0012.jpg" alt="" width="700" height="393" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0012.jpg 700w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0012-300x168.jpg 300w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0012-24x13.jpg 24w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0012-36x20.jpg 36w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2020/06/0012-48x27.jpg 48w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p>6. Yurt dışından dönüşte ilk 14 günü evde geçirin. Ziyaretçi kabul etmeyin. Evde kendinizi izole edin. İzole edilmiş kişinin odasına maskesiz girmeyin.<br />
7. Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın.<br />
8. Sık kullandığınız yüzeyleri su ve deterjanla her gün temizleyin.<br />
9. Havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmayın.<br />
10. Kıyafetlerinizi yüksek ısıda yıkayın.<br />
11. Tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçının.<br />
12. Güçlü bir bağışıklık sistemi için bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat edin.<br />
13. Soğuk algınlığı belirtileriniz varsa, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlarla temas etmeyin. Maske takmadan dışarı çıkmayın.<br />
14. Düşmeyen ateş, öksürük ve nefes almada zorluk gibi şikayetleriniz varsa, maske takarak bir sağlık kuruluşuna başvurun.</p>
<p>Günlük yaşamda uygulaması oldukça basit olan tüm bu kurallara uyulması konusunda çağrıda bulunan uzmanlar, zaruri ihtiyaçlar nedeniyle dışarıya çıkmak zorunda olan kişiler dışındaki herkese “Evde kalın, güvende kalın” çağrısında bulundu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/koronavirusun-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kural/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabahları Erken Kalkmanın 5 Faydası</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/sabahlari-erken-kalkmanin-5-faydasi/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/sabahlari-erken-kalkmanin-5-faydasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 07:26:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=293</guid>

					<description><![CDATA[Yapılan araştırmalara göre sabahları erken uyanmanın sağlığımıza birçok faydası var. Hem psikolojik hem de fiziksel olarak bizleri olumlu etkilediği kanıtlanan erken uyanma alışkanlığının sizler için 5 şaşırtıcı faydası; Düzenli Bir Hayat Gece kuşu olarak tabir edilen geç uyuyup sabahları bir...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/sabahlari-erken-kalkmanin-5-faydasi/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/wake-up-early.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-294" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/wake-up-early.jpg" alt="" width="520" height="347" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/wake-up-early.jpg 520w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/wake-up-early-300x200.jpg 300w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/wake-up-early-24x16.jpg 24w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/wake-up-early-36x24.jpg 36w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/wake-up-early-48x32.jpg 48w" sizes="(max-width: 520px) 100vw, 520px" /></a></p>
<h3><span style="color: #008080;"><b>Yapılan araştırmalara göre sabahları erken uyanmanın sağlığımıza birçok faydası var. Hem psikolojik hem de fiziksel olarak bizleri olumlu etkilediği kanıtlanan erken uyanma alışkanlığının sizler için 5 şaşırtıcı faydası;</b></span></h3>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Düzenli Bir Hayat</b></div>
<div class="separator">Gece kuşu olarak tabir edilen geç uyuyup sabahları bir türlü kalkmak istemeyen insanlar akşamları erken saatte uyuyup sabahları güneşin doğuşuyla birlikte uyanan insanlara oranla daha düzensiz bir hayat yaşıyorlar. Bunun nedeni uyku açığından dolayı ortaya çıkan yorgunluk hissinin gün içerisinde yapılacak olan aktiviteleri kısıtlamasıdır. Bu nedenle daha düzenli ve disiplinli bir hayat istiyorsanız sabah alarmı kurun ve güne erken başlayın.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Daha Mutlu Bir Hayat</b></div>
<div class="separator">Yapılan araştırmalar sabahları erken saatte uyanan insanların kendilerini daha enerjik ve mutlu hissettiğini gösteriyor. Güne erken başlayarak yapılması gereken işleri ve aktiviteleri planlamak insanlara kendilerini daha rahat hissettiriyor.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Düşük Depresyon Riski</b></div>
<div class="separator">Erken kalkan insanlar geç kalkan insanlara oranla daha az depresyon riski taşımaktadır. Bunun nedeni gün içerisinde kendilerini daha enerjik ve huzurlu hissetmelerinden kaynaklanır.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Daha Sağlıklı Beslenmek</b></div>
<div class="separator">Akşamları geç uyuyup sabahları geç kalkan insanlar aşırı yemek yemeye daha fazla meyillidirler. Düzenli beslenemedikleri için fast-food tüketimine karşı da eğilimli olabilecekleri düşünülen insanlar kontrolsüz kilo alma problemi yaşayabilirler.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Daha Pozitif Düşünmek</b></div>
<div class="separator">Yapılan araştırmalara göre sabahları erken saatte uyanıp meditasyon, yoga veya pilates gibi egzersizler yapan insanların negatif düşüncelerden uzak pozitif enerjiyle doldukları söylenmektedir.</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/sabahlari-erken-kalkmanin-5-faydasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroit Belirtileri ve Çözümleri</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/tiroit-belirtileri-ve-cozumleri/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/tiroit-belirtileri-ve-cozumleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 07:22:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=290</guid>

					<description><![CDATA[Bitkinliğiniz yerlerde sürünmenize mi neden oluyor? Ayrıca beyin yorgunluğu, kilo kaybı, titreme veya saç kaybınız da var mı? Ya da sizin için bunların tersi mi geçerli: Çoğu zaman aşırı hareketli, terli ve tedirgin misiniz? Suçlu tiroit beziniz olabilir. Vücut ve...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/tiroit-belirtileri-ve-cozumleri/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/tiroit.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-291" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/tiroit.jpg" alt="" width="520" height="343" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/tiroit.jpg 520w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/tiroit-300x198.jpg 300w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/tiroit-24x16.jpg 24w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/tiroit-36x24.jpg 36w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/tiroit-48x32.jpg 48w" sizes="(max-width: 520px) 100vw, 520px" /></a></p>
<h4><span style="color: #008080;"><b>Bitkinliğiniz yerlerde sürünmenize mi neden oluyor? Ayrıca beyin yorgunluğu, kilo kaybı, titreme veya saç kaybınız da var mı? Ya da sizin için bunların tersi mi geçerli: Çoğu zaman aşırı hareketli, terli ve tedirgin misiniz? Suçlu tiroit beziniz olabilir. Vücut ve beynin bu muhteşem düzenleyicisi bazen özellikle de kadınlarda kontrolden çıkabilir. Düzgün şekilde tedavi olmak daha iyi hissetmeniz ve ciddi sağlık sorunlarının önlenmesi için hayati önem taşır.</b></span></h4>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Tiroit Bezi Nedir?</b></div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Tiroit, boynun ön kısmında kelebek-biçimli bir bezdir. Metabolizmanızın, vücudunuzun enerji kullanmasına yardımcı olan sistemin hızını kontrol eden hormonlar üretir. Tiroit bozuklukları, tiroit hormonlarının üretimini sekteye uğratarak metabolizmanızın yavaşlamasına veya vites yükseltmesine neden olur. Hormon seviyeleri çok düştüğünde veya arttığında, çok sayıda belirti yaşayabilirsiniz.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Belirti: Kilo Alma veya Verme</b></div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Kilonuzdaki açıklanamaz değişim tiroit bozukluğunun en yaygın bulgusudur. Kilo alma tiroit hormonlarının düşük seviyede olduğu, hipotiroit adı verilen bir durumun göstergesi olabilir. Bunun aksine eğer tiroit vücudun ihtiyacı olandan daha fazla hormon üretirse, umulmadık biçimde kilo kaybedebilirsiniz. Bu durum, hipertiroit olarak bilinir. Hipotiroit çok daha yaygındır.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Belirti: Boyunda Şişkinlik</b></div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Boyunda görülen şişkinlik veya büyüme tiroit bezinizde işlerin yolunda gitmediğine dair bir ipucu olabilir. Hipotiroidizm veya hipertiroidizm ile birlikte guatr da ortaya çıkabilir. Bazen boyundaki şişkinlik tiroit kanseri veya tiroidin içinde büyüyen nodüller, yumrularla sonuçlanabilir. Aynı zamanda bu durum, tiroit ile bağlantısız bir nedenle ilgili de olabilir.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Belirti: Kalp Atış Hızında Değişim</b></div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Tiroit hormonları vücuttaki hemen hemen tüm organları etkiler ve kalbin ne kadar hızlı attığına da tesir eder. Hipotiroit olan kişiler kalp atış hızlarının normalden daha yavaş olduğunu fark edebilirler. Hipertiroit ise kalp atış hızının artmasına neden olabilir. Aynı zamanda tansiyonu ve kalp çarpıntısı olarak da bilinen kalbin küt küt atması durumunu da tetiklemektedir.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Belirti: Enerji veya Ruh Halinde Değişim</b></div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Tiroit bozuklukları enerji seviyenizde ve ruh halinizde gözle görülür bir etki yapabilir. Hipotiroit, insanların kendilerini yorgun, miskin ve bunalımlı hissetmesine neden olur. Hipertiroit ise anksiyete, uyuma güçlükleri, huzursuzluk ve rahatsızlığa neden olabilir.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Belirti: Saç Kaybı</b></div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Saç kaybı, tiroit hormonlarınızın dengesiz olduğuna dair bir başka göstergedir. Hem hipotiroidizm hem de hipertiroidizm saçlarınızın dökülmesine neden olabilir. Çoğu durumda, saç tiroit hastalığı tedavi edildikten sonra yeniden uzar.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Belirti: Çok Üşümek ya da Sıcak Basması</b></div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Tiroit bozukluklar vücut ısısını düzenleme yeteneğinin bozulmasına yol açabilir. Hipotiroidizm normalden daha çok üşümenize neden olabilir. Hipertiroidizm karşıt etkilerinin olmasına da meyillidir, aşırı terleme ve sıcaktan hoşlanmamaya neden olur.</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"><b>Hipotiroidizmin Diğer Belirtileri</b></div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator">Hipotiroidizm başka pek çok belirtiye de neden olabilir, bunlar:</div>
<div class="separator"></div>
<div class="separator"></div>
<ul>
<li>Cilt kuruluğu ve kırılgan tırnaklar</li>
<li>Ellerde uyuşma ya da karıncalanma</li>
<li>Kabızlık</li>
<li>Yoğun adet dönemleri</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<div><b>Hipertiroidizmin Diğer Belirtileri</b></div>
<div>
<div></div>
<div>Hipertiroidizmin başka belirtileri de olabilir, bunlar:</div>
<div></div>
<div>
<ul>
<li>Kas güçsüzlüğü veya el titremesi</li>
<li>Görme problemleri</li>
<li>İshal</li>
<li>Düzensiz adet dönemleri</li>
</ul>
<div>
<div><b>Tiroit Bozukluk mu Menopoz mu?</b></div>
<div></div>
<div>Tiroit bozukluklar adet döngünüzde ve ruh halinizde değişimlere neden olabileceği için, belirtiler bazen menopozla karıştırılabilir. Eğer bir tiroit probleminden şüpheleniliyorsa, asıl suçlunun menopoz mu tiroit bozukluğu mu– ya da her ikisinin birleşimi mi – olduğu basit bir kan testi ile belirlenebilir.</div>
</div>
</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Kimler Test Yaptırmalı?</b></div>
<div></div>
<div>Uzmanlara göre, herkes 35 yaşından itibaren her 5 yılda 1 tiroit fonksiyon bozukluğu için tarama testleri yaptırmalıdır. Belirtileri ya da risk faktörleri olan kişiler daha sık test yaptırmalıdır. Hipotiroidizm daha sıklıkla 60 yaşın üzerindeki kadınları etkiler. Hipertiroidizm de daha çok kadınlarda ve 60 yaşın üstündeki insanlarda yaygındır. Aile öyküsü her iki bozukluk konusunda riskinizi artırır.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Tiroit Boyun Kontrolü</b></div>
<div></div>
<div>Aynada dikkatli bir bakış, doktor bakımı gerektiren büyümüş tiroidi fark etmenize yardımcı olabilir. Boynunuzu geriye yatırın, su için ve suyu yutarken boynunuzu Adem elmasının altını ve köprücük kemiğinin üstünü kontrol edin. Çıkıntı ya da şişkinlik olup olmadığına bakın ve daha sonra işlemi birkaç defa tekrarlayın. Eğer bir şişlik ya da kitle fark ederseniz derhal doktorunuzu görün.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Tiroit Bozukluklarının Teşhisi</b></div>
<div></div>
<div>Eğer doktorunuz tiroit bozukluktan şüphelenirse, bir kan testi cevap sağlayabilir. Bu test, tiroit bezinin çalışmasını düzenleyen bir ana hormon türü olan tiroit uyarıcı hormon (TSH) seviyelerini ölçer. Eğer TSH yüksek ise, bu genellikle Tiroit fonksiyonunuzun çok düşük olduğu (hipotiroit) anlamına gelir. Eğer TSH düşük ise, bunun anlamı genellikle tiroidin fazla çalıştığıdır (hipertiroit). Doktorunuz kanınızdaki diğer tiroit hormon seviyelerini de kontrol edebilir. Bazı durumlarda, tiroit anormalliğini değerlendirmek için görüntüleme testleri kullanılır ve biyopsi yapılır.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Hashimoto Hastalığı</b></div>
<div></div>
<div>Hipotiroidizmin en yaygın nedeni Hashimoto hastalığıdır. Bu, vücudun tiroit bezine saldırdığı bir otoimmün bozukluktur. Sonuç tiroidin hasar görmesi ve yeterli hormon üretmesinin önlenmesidir. Hashimoto hastalığı aileden geçmeye meyillidir.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Hipotiroidizmin Diğer Nedenleri</b></div>
<div></div>
<div>Bazı durumlarda hipotiroidizm beynin tabanında bulunan hipofiz bezindeki bir problemden kaynaklanır. Bu bez, Tiroide işini yapmasını söyleyen tiroit uyarıcı hormonlar (TSH) üretir. Eğer hipofiz beziniz yeterince TSH üretemezse tiroit hormonu seviyeniz düşer. Diğer hipotiroidizm belirtileri ise tiroidin geçici iltihabı ya da tiroit fonksiyonunu etkileyen ilaçlardır.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Graves Hastalığı</b></div>
<div></div>
<div>Hipertiroidizmin en yaygın nedeni Graves hastalığıdır. Bu tiroit bezlerine saldıran ve yüksek seviyelerde tiroit hormonu salgılanmasını tetikleyen bir otoimmün bozukluktur. Graves hastalığının ayırıcı özelliği gözlerin arkasındaki rahatsız edici ve görünür olan şişmedir.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Hipertiroidizmin Diğer Nedenleri</b></div>
<div></div>
<div>Hipertiroidizm tiroit nodüllerinden de kaynaklanabilir. Bunlar tiroidin içinde gelişen ve bazen tiroit hormonları salgılamaya başlayan kitlelerdir. Büyük kitleler fark edilir bir guatr oluşturabilir. Küçük kitleler ise ultrason ile tespit edilebilir.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Tiroit Bozukluğunun Komplikasyonları</b></div>
<div></div>
<div>Tedavi edilmediğinde hipotiroidizm kolesterol seviyelerinizi yükseltebilir ve inme veya kalp krizi geçirme olasılığınızı artırır. Şiddetli olgularda çok düşük tiroit hormonu seviyeleri bilincin kaybedilmesini ya da vücut ısısının hayati tehlike arz edecek kadar düşmesini tetikleyebilir. Tedavi edilmeyen hipertiroidizm ciddi kalp problemlerine ve kırılgan kemiklere neden olabilir.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Hipotiroidizmin Tedavisi</b></div>
<div></div>
<div>Eğer hipotiroidizm teşhisi aldıysanız doktorunuz muhtemelen hap biçiminde tiroit hormonu reçete edecektir. Bu genellikle iki hafta içinde fark edilir iyileşme sağlar. Uzun dönemli tedavi daha fazla enerji, düşük kolesterol seviyesi ve kademeli kilo kaybı ile sonuçlanabilir. Hipotiroidizmi olan çoğu kişinin hayatlarının kalanı süresince tiroit hormonları almaları gerekir.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Hipertiroidizmin Tedavisi</b></div>
<div></div>
<div>Hipertiroidizmin en yaygın tedavisi, Tiroit tarafından üretilen hormon miktarını azaltmayı hedefleyen anti-tiroit ilaçlardır. Durum sonunda geçebilir ancak çoğu kişinin uzun dönemli tedaviye devam etmesi gerekir. Hızlı nabız ya da çarpıntı gibi diğer belirtileri azaltmak için başka ilaçla da verilebilir. Bir başka seçenek de tiroit bezini 6 ila 17 haftalık süreçte yok eden radyoaktif iyodindir. Tiroit bezi yok edildikten ya da ameliyatla alındıktan sonra, çoğu hastanın hap biçiminde tiroit hormonu almaya başlaması gerekir.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Tiroit Bozukluklar için Ameliyat</b></div>
<div></div>
<div>Tiroit bezini almak hipertiroidizmi tedavi edebilir ancak bu işlem sadece ilaçlar işe yaramadığında veya guatr büyük ise önerilir. Ameliyat tiroit nodülleri olan hatsalar için de önerilebilir. Tiroit alındıktan sonra çoğu hastanın hipotiroidizm gelişmesini önlemek için günlük tiroit hormonu takviyesi alması gerekir.</div>
</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Peki ya Tiroit Kanseri?</b></div>
<div></div>
<div>Tiroit kanseri ender görülür ve en az öldürücü kanser türlerindendir. Başlıca belirti boyunda kitle ya da şişmedir, ancak tiroit nodüllerinin % 10’undan azı kansere dönüşür. Tiroit kanseri teşhis edildikten sonra genellikle ameliyat ve takiben radyoaktif iyodin veya dışarıdan radyasyon tedavisi ile tedavi edilir.</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/tiroit-belirtileri-ve-cozumleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarınızı Sağlıklı ve Formda Tutmanın 11 Yolu</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/cocuklarinizi-saglikli-ve-formda-tutmanin-11-yolu/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/cocuklarinizi-saglikli-ve-formda-tutmanin-11-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 07:18:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=285</guid>

					<description><![CDATA[Çocuk yetiştirmek hiç kolay olmadı. Zamanın başlangıcından beri, insanlar çocuklarını sağlık ve güven içinde tutmak için çalışıp durdu. Fakat çocuklarımızı korumak için atalarımız gibi açlık ve yırtıcı hayvanlar yerine aynı oranda korkunç iki düşmanla mücadele etmek zorundayız: Obezite ve sedanter....<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/cocuklarinizi-saglikli-ve-formda-tutmanin-11-yolu/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/activities-to-keep-your-child-fit.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-288" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/activities-to-keep-your-child-fit.jpg" alt="" width="453" height="294" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/activities-to-keep-your-child-fit.jpg 453w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/activities-to-keep-your-child-fit-300x195.jpg 300w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/activities-to-keep-your-child-fit-24x16.jpg 24w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/activities-to-keep-your-child-fit-36x23.jpg 36w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/activities-to-keep-your-child-fit-48x31.jpg 48w" sizes="(max-width: 453px) 100vw, 453px" /></a></p>
<p><span style="color: #008080;"><strong>Çocuk yetiştirmek hiç kolay olmadı. Zamanın başlangıcından beri, insanlar çocuklarını sağlık ve güven içinde tutmak için çalışıp durdu. Fakat çocuklarımızı korumak için atalarımız gibi açlık ve yırtıcı hayvanlar yerine aynı oranda korkunç iki düşmanla mücadele etmek zorundayız: Obezite ve sedanter. Ve bu sorunlar henüz çok yeni olduğu için aile büyükleri de çözüm üretemez. Çocuğunuzun hareketliliğini arttırmak için vereceğimiz 10 kuralı uygulayarak harika bir başlangıç yapın.</strong></span></p>
<p><strong>Organize sporlara güvenmeyin</strong><br />
Çocuğunuza basket topu almış olmanız onun hareket içinde olduğu anlamına gelmez. Uzmanlar, organize sporlara giden çocukların genellikle 60 dakika antrenman yaptığını ve bu antrenmanın yaklaşık 30 dakikasını tamamen hareketsiz kalarak geçirdiklerini söylüyor.<br />
Antrenörler hepsinin oyuna eşit katılımını sağlamak zorundadır; bu yüzden çocuklar sahada sıranın kendisine gelmesini beklemek durumunda kalır. Bir yetişkinin çocuğunuzu pedometre ile izlemesi yeterli değil, hareketliliği arttırmak için daha aktif bir rol almalı.<br />
Çocuğunuzun form tutmasına yardım ederken siz de formunuzu yakalayabilirsiniz. Uygulaması çok basit.</p>
<p><strong>Eğlenceyi yakalayın</strong><br />
Kurallara çok fazla takılmayın. Uzmanlar; &#8220;Katı kuralları olan bir oyun ya da aktivite çocukları hareket etmekten soğutmanın en garantili yoludur,” der. &#8220;İşiniz oyunu kolaylaştırmak olmalı, dikte ettirmek değil. Eğer çocuğunuz kuralları olan bir oyunu oynarken yarıda bırakıp, uçuşan bir kelebeği kovalamaya başlarsa, siz de birlikte koşun. Çünkü çocuklar koşup zıplayıp eğlendiği sürece atletik ve sağlıklı olurlar.”<br />
<strong>Televizyonu kapatın</strong><br />
Çocuklarınızı kanepeden kurtarmak istiyorsanız, önce siz kalkmalısınız. İngilizlerin 6 yaşındaki kız çocukları üzerine yaptıkları bir araştırmaya göre günde 2 ila 4 saat arasında televizyon izleyen ailelerin çocukları günde 4 saat yani 3.5 kat daha fazla ekrana bakıyor.<br />
Şanslısınız, çözümü çok basit, televizyonun kapatma tuşuna basacaksınız. Peki eğitici kanallar ne olacak? 8 programdan sadece 1 birinin gerçekten eğitici olduğu tartışmasız bir gerçek.<br />
<strong>Sadece kumandayla oynanmaz</strong><br />
Çocuğunuzun odasından çok arka bahçede zaman geçirmesi gerektiğini söylemiyoruz, çocuğunuz video oyunu oynarken de efor sarf edebilir. Yakın zamanda Amerika’nın önde gelen kalp merkezi American Heart Association; Wii Fit Plus ve Wii Sports Resort oyunlarının egzersiz için uygun olduğunu resmen açıkladı. Yine Pediatrics dergisinin 10-13 yaşındaki çocuklar üzerinde yaptığı bir çalışmaya göre Dance Dance Revolution oyunuyla dans etmek, tempolu bir yürüyüşe denk geliyor.<br />
<strong>Asla yemekle ödüllendirmeyin</strong><br />
Çocuk obezitesi uzmanları; çocuklarımıza sağlıklı beslenmesini söyleyip, fakat başarılarını abur cuburla ödüllendirdiğimizi söylüyor. Tamam, ara sıra zevk almaya çalışmak önemli bir hata değil. Fakat ödevini zamanında teslim etmek gibi aktivitelerin hepsini dondurma ya da şekerle ödüllendirirseniz yanlış mesaj verirsiniz. Aslında, çocuğunuzu ödüllendirmek istediğiniz zamanlarda sağlıklı yemek hediye etmelisiniz. Böylece, sadece aç olunmadığı zamanlarda da sağlıklı yemekler yemek gerektiğini öğretmiş olursunuz. Ayrıca, dışarıda oynamak için ekstra zaman vererek de ödüllendirebilirsiniz.<br />
<strong>Nasıl yapacağını anlatmayın, gösterin</strong><br />
&#8220;Gözünü toptan ayırma” demeyi bırakın. Niye mi? Çünkü çocukların ilk kez duydukları bir şey hakkında herhangi bir fikirleri yoktur. Anlatmak yerine mesela bir beysbol topuna nasıl vurması gerektiğini göstermen gerekir.<br />
<strong>Ne zaman durmanız gerektiğini bilin</strong><br />
Çocuklar aptal değil. Çocuğunuza üst üste üç kez nefes alıp bir kez daha denetin. Ebeveynler genellikle &#8220;çok iyisin” der. Fakat içi boş övgü onu ustalaştırmaz, faydası da olmaz. Uzmanlar &#8220;Üst üste yaparsan daha iyi olur. Daha fazla çalışıp, daha fazla pratik yapmalısın” demeyi öneriyor. &#8220;Çocuğunuzun hatalarıyla yüzleşme cesareti gösterin.” Öğretmenin yolunu ya da yöntemini arayın. &#8220;Zamanla çok daha iyi olacaksın” diyebilirsiniz.<br />
<strong>Oyun arkadaşlarla oynanır</strong><br />
Hava kararana kadar mahallede çocuklarla oyun oynadığınız günleri hatırlıyor musunuz? Eğlenceli değil miydi? İngiltere’de yapılan bir araştırma; mahallede arkadaşlarıyla oyun oynayan çocukların, yakın arkadaşlarıyla birlikte oynadığından 2-3 kat daha fazla enerji harcadığını tespit etmişler.<br />
<strong>Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın</strong><br />
Uzmanlar, çocukların koşma, yakalama, atlama koordinasyonlarının farklılık gösterdiğini söylüyor. Sorun, genellikle yaşlarının üstünde beklentiler içine girmekten kaynaklanıyor. Sonuç olarak, bazı çocukların gelişimi akranlarına göre daha yavaştır. &#8220;Bir çocuk plajda kaçan bir topu yakalamadan önce beysbol topunu yakalamaya çalışırsa başarılı olamayacaktır. Fakat ne yazık ki birçok ebeveyn ve antrenör çözümü çocuğu daha fazla çalıştırmakta arıyor; oysaki bu işin sırrı çocuğa basit görevler vermekte yatıyor.<br />
<strong>Teşvik ederek destek verin</strong><br />
Çocuk sağlığı uzmanlarına göre basketbol ya da futbol gibi spor dalları çocuğunuzun beden sağlığı için yeterli. Çalışma; aileleri tarafından takım oyunlarına katılmak için desteklenen çocukların, teşvik edilmeyenlere göre daha fazla uyum sağladıklarını ortaya koyuyor.<br />
Çözüm açık ve basit değil mi? Daha ne bekliyorsunuz?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/cocuklarinizi-saglikli-ve-formda-tutmanin-11-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnterstisyel Akciğer Hastalığı</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/interstisyel-akciger-hastaligi/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/interstisyel-akciger-hastaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 07:02:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=282</guid>

					<description><![CDATA[İnterstisyel Akciğer Hastalığı &#8211; Nedir İnterstisyel akciğer hastalığı terimi aslında bir hastalık grubunun ismidir ve bu hastalıkların çoğu akciğer dokusunun zamanla yırtılmasına neden olur. Bu durum sonunda nefes alma ve kana dolaşımına yeterli oksijen alma yeteneğinizi etkiler. İnterstisyel akciğer hastalıklarının...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/interstisyel-akciger-hastaligi/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/005.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-283" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/005.jpg" alt="" width="520" height="316" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/005.jpg 520w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/005-300x182.jpg 300w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/005-24x15.jpg 24w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/005-36x22.jpg 36w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/005-48x29.jpg 48w" sizes="(max-width: 520px) 100vw, 520px" /></a></p>
<p><span style="color: #008080;"><strong>İnterstisyel Akciğer Hastalığı &#8211; Nedir</strong></span></p>
<p>İnterstisyel akciğer hastalığı terimi aslında bir hastalık grubunun ismidir ve bu hastalıkların çoğu akciğer dokusunun zamanla yırtılmasına neden olur. Bu durum sonunda nefes alma ve kana dolaşımına yeterli oksijen alma yeteneğinizi etkiler.</p>
<p>İnterstisyel akciğer hastalıklarının birçok vakası yavaş yavaş ilerlese de bazıları aniden ortaya çıkar. Doktorlar bazı interstisyel akciğer hastalıklarının sebebini işaret edebilse de, birçoğunun sebebi bilinmiyor.</p>
<p>Bütün vakalarda akciğer dokusu zedelenir ve genellikli bu zedelenme geri çevrilemez. İlaçlar bazen interstisyel akciğer hastalığının verdiği hasarı yavaşlatabilir, fakat birçok insan hiçbir zaman ciğerlerini bir daha tam kapasiteyle kullanamaz. Araştırmanlar hala deney aşamasında olan yeni ilaçların interstisyel akciğer hastalıklarının tedavisinde daha etkili olabileceğini umut ediyor.</p>
<p><strong>Belirtiler</strong></p>
<p>Çok geniş bir çeşitlilik gösteren ve interstisyel akciğer hastalığı diye sınıflandırılan rahatsızlıkların belirtileri ve işaretleri şunlar olabilir:</p>
<p>Özellikle fiziksel faaliyet esnasında veya sonrasında nefessiz kalma duygusu<br />
Kuru öksürük<br />
Hırıltı, ötme<br />
Göğüste ağrı<br />
Parmak uçlarına kıvrılan tırnak uçları<br />
Nefessiz kalma ve kuru bir öksürük genellikle ilk işaretler ve belirtileri oluşturur. Bu sorunlar belirsizdir ve yavaş yavaş gelişir. Genelde geri alınamaz bir ciğer hasarına neden olduktan çok sonraya kadar bunların yaşlanma, astım, kilolu olma, hamlık, sigara içme veya bir üst solunum yolunun hala devam eden bir etkisi olduğunu düşünebilirsiniz.</p>
<p>Belirtiler giderek kötüleşme eğilimindedir. Nihayet normal aktiviteleriniz, örneğin giyinmek, telefonda konuşmak, hatta yemek yemek sırasında bile nefessiz kaldığınıza tanık olabilirsiniz. Bu aşamada solunum sorunları ihmal edilemez hale gelmiştir.</p>
<p><strong>Doktora ne zaman gitmeli</strong></p>
<p>Nefessiz kalma veya öksürük gibi belirtiler ortaya çıktığında, ciğer genelde geri alınamaz bir şekilde hasar görmüş olur. Bununla birlikte, ilk solunum sorunlarının işaretlerini görür görmez doktorunuzla görüşmeniz önemlidir. İnterstisyel akciğer hastalığı dışındaki birçok rahatsızlık da ciğerlerinizi etkiliyor olabilir, doğru tedavi için erken teşhis çok önemlidir.</p>
<p><strong>Sebepler</strong></p>
<p>Her soluk aldığınızda hava bronş denilen hava kanalları yoluyla ciğerlerinize gider. Ciğerlerinizin içinde bronşlar daha küçük kanallara ayrılır ve nihayet çok küçük hava keseciklerinde son bulur. Hava keseciklerinin içinde küçük kan damarları bulunur, burada oksijen kana eklenir ve metabolizmanın bir artığı olan karbondioksit atılır.</p>
<p><strong>Küçük hava keseciklerinin çizilmesi</strong></p>
<p>İnterstisyel akciğer hastalığında hava keseciklerinin duvarları iltihaplanır ve torbacığı destekleyen doku giderek kalınlaşır ve zedelenir. Normalde hava kesecikleri yüksek ölçüde elastiktir, her nefeste küçük balonlar gibi genişler ve daralır. Fakat çizikler ince kesecik içi dokunun daha katılaşmasına ve kalınlaşmasına neden olarak hava keseciklerinin esnekliğini yitirmesine yol açar. Yumuşak ve elastik olmak yerine çizilmiş ve hasar görmüş hava keseciklerinin dokusu katı bir süngere benzer. Bu durum nefes almayı zorlaştırdığı gibi oksijenin kalınlaşmış duvarlardan içeri kan dolaşımına sızmasını zorlaştırır.</p>
<p><strong>Anormal İyileşme Tepkisi</strong></p>
<p>İnterstisyel akciğer hastalığında hasar öyle görünüyor ki ciğerlerdeki yaralanma anormal bir iyileşme tepkisini harekete geçirdiği zaman meydana gelir. Genelde vücudunuz hasarı tamir etmek için tam gerektiği kadar doku üretir. Fakat interstisyel akciğer hastalığında tamir süreci bozulur, aşırı kabuk dokusu üretir ve bu da akciğer fonksiyonlarını kesintiye uğratır.</p>
<p><strong>Tek bir hastalık, birçok sebep</strong></p>
<p>İnterstisyel akciğer hastalığının birçok sebebi olduğu için akciğer dokusunda meydana gelen ilk yaralanmanın sebebini tespit etmek zor olabilir. Katkıda bulunan birçok etken şunlardan birini içerebilir:</p>
<p>Mesleki veya çevresel faktörler: Bir dizi toksine ve kirletici maddeye uzun süre maruz kalmak ciddi akciğer hasarına neden olabilir. Rutin olarak silika tozu, asbest lifleri veya ağır metal tozları soluyan işçiler ciddi akciğer hastalığı riski taşırlar. Belli kimyasal buharlara veya amonyağa veya klor gazlarına maruz kalan insanlar için de aynısı geçerlidir.</p>
<p>Fakat epey bir kısmı organik olan birçok farklı maddeye uzun süreli maruz kalmak da akciğerlerinize hasar verebilir. Şeker kamışı, kuş ve hayvan dışkılarının tozu bu tür şeylerdendir. Küflü saman gibi başka maddeler de akciğerde aşırı hassasiyet tepkisine neden olabilir. Yeterince temiz tutulmayan hava nemlendirici cihazlarla jakuzilerden bulaşan bakteri veya mantarlar da akciğere hasar verebilir.<br />
Enfeksiyonlar. Bağışıklık sisteminiz zayıflamışsa bunlar Sitomegalovirüs gibi virüslere bağlı bir enfeksiyon, zatürre gibi bakteriyel enfeksiyonları, histoplazmoz gibi bir mantar hastalığı veya parazite bağlı bir enfeksiyon olabilir.</p>
<p>Radyasyon: Akciğer kanseri veya göğüs kanseri için radyasyon terapisinden geçmiş kimi kişilerde radyasyon tedavisinin bitiminden çok uzun süre sonra akciğer hasarı belirtileri görünebilir. Hasarın şiddeti, ciğerlerinizin ne kadarının radyasyon tedavisine maruz kaldığına, aldığınız radyasyonun miktarına, kemoterapinin de kullanılıp kullanılmadığına veya size başka bir akciğer hastalığı olup olmadığına bağlı değişir.</p>
<p>İlaçlar: Bazı ilaçlar ciğerlerinizin içindeki dokuya zarar verebilir. Akciğer hasarına yol açma ihtimali en yüksek olan ilaçlar kemoterapi ilaçları, kalp aritmileri ve diğer kardiyovasküler rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar, kimi psikiyatri ilaçları ve bazı antibiyotiklerdir.</p>
<p>Diğer tıbbi rahatsızlıklar: İnterstisyel akciğer hastalığı başka hastalıklarla bir arada meydana gelebilir. Genellikle bu hastalıklar doğrudan ciğere saldırmaz, bunun yerine vücudun her yerindeki doku süreçlerini etkilerler. Deri veremi, skleroderma, eklem iltihabı, dermatomiyozit, polimiyozit, Sjogren sendromu, sarkoidoz bu tür hastalıklar arasındadır. Bazı araştırmacılar, mide asitlerinin küçük miktarlarda akciğerlere kaçmasına neden olan reflü hastalığının da pulmoner fibrozla sonuçlanabileceğini düşünüyor.</p>
<p><strong>Sebep bilinmiyorsa</strong></p>
<p>Her ne kadar doktorlar kimi insanların neden interstisyel akciğer hastalığı meydana getirdiğini bilse de birçok vakada sebep bilinmiyor. Bilinen bir sebebi olmayan hastalıklar ya idiyopatik pulmoner fibroz veya idiyopatik interstisyel akciğer hastalığı altında toplanır. Her ne kadar idiyopatik (nedeni bilinmeyen) hastalıklar bazı ortak özelliklere sahip olsa da her birinin kendine has özellikleri mevcuttur.</p>
<p>İdiyopatik pulmoner fibrozlar da denilen bildiğimiz interstisyel pnömani (zatürree) en yaygın idiyopatik interstisyel akciğer hastalığıdır. Bildik interstisyel pnömani kısmi bölgeler halinde geliştiği için akciğerlerin bazı kısımları normalken diğerleri iltihaplı, başka bölgelerde de kabuk bağlamış doku bulunur. Bu hastalık erkeklerden çok kadınları etkiler ve genelde elli yaşının üstündeki insanlarda ortaya çıkar.</p>
<p>İdiyopatik pulmoner fibrozun daha az rastlanan türleri arasında şunlar bulunur:</p>
<p>Spesifik olmayan interstisyel pnömani<br />
AMA<br />
BOOP hastalığı<br />
İnterstisyel akciğer hastalığıyla ilişkili bronşit hastalığı<br />
Deskuamatif interstisyel pnömani<br />
Lenfositik interstisyel pnömani<br />
Akut interstisyel pnömani</p>
<p><strong>Risk Faktörleri</strong></p>
<p>İnterstisyel akciğer hastalığına sizi daha yatkın hale getiren faktörler şunlardır:</p>
<p>Yaş. İnterstisyel akciğer hastalığı daha ziyade yetişkinleri etkiler, bununla birlikte bu bozukluk bazen bebeklerde ve çocuklarda görülebilir. Hastalığın idiyopatik çeşitleri genellikle 50 yaşının üstündeki yetişkinlerde görülür.</p>
<p>Mesleki toksinlere veya çevre toksinlerine maruz kalmak. Madencilik, çiftçilik veya inşaatta çalışıyorsanız veya akciğerlerinize zarar veren bir kirletici maddeye maruz kalırsanız interstisyel akciğer hastalığı meydan gelme riskiniz büyük ölçüde artar.</p>
<p>Radyasyon ve kemoterapi Göğsünüzde radyasyon tedavisi görmüş olmak ve bazı kemoterapi ilaçları kullanmak akciğer hastalığı meydana gelme riskinizi artırır.</p>
<p>Oksijen. 48 saatten uzun bir süre yüksek miktarda terepatik oksijene maruz kalmak akciğerlerinize zarar verebilir.</p>
<p>İdiopatik interstisyel akciğer hastalığı için risk faktörleri:</p>
<p>Araştırmanlar bu bozukluğun sebebi bilinmese de idiyopatik akciğer hastalığı riskini artırır gibi görünen bazı faktörleri belirlemiştir:</p>
<p>Sigara içmek. Sigara tiryakiliği geçmişi olan insanlarda bazı interstisyel akciğer hastalığı çeşitlerinin meydana gelme ihtimali daha yüksektir, aktif bir şekilde sigara içmekse hastalığı daha da kötüleştirir. Risk, sigara içilen yıllar ve içilen sigara adediyle birlikte görünüşe göre artıyor. Bununla birlikte nadir istisnalarda sigara içmek doğrudan doğruya interstisyel akciğer hastalığına neden olmaz.</p>
<p>Genetik faktörler. Ailelerde, ender bir idiyopatik interstisyel akciğer hastalığı görülebilir. Ailesel pulmoner fibroz denilen bu hastalık, hastalığın diğer çeşitlerine benzer. Her ne kadar ailesel pulmoner fibroz hakkında araştırmalar yapılmış olsa da, araştırmacılar henüz hastalığa neden olan genleri tespit edememiştir.</p>
<p>Gastroözofajit reflü hastalığı (GERD) Araştırmalar gastrojözofajit reflü hastalığıyla interstisyel akciğer hastalığı arasında olası bir bağlantıyı işaret eder. GERD, mide asidi veya safra tuzları yemek borunuza kaçar ve buradan damlalar halinde ciğerlerinize çekilir (solunur).</p>
<p><strong>Komplikasyonlar</strong></p>
<p>Ciğerlerinizde kabuk doku oluşması bazı ölümcül komplikasyonlara neden olabilir:</p>
<p>Kanda düşük oksijen seviyeleri (hipoksemi). İnterstisyel akciğer hastalığı içinize çektiğiniz ve kanınıza giren oksijen miktarını azalttığı için büyük ihtimalle kandaki oksijen seviyeleriniz düşük olacaktır. Oksijen eksikliği vücudun temel fonksiyonlarına ciddi hasar verebilir.</p>
<p>Ciğerlerinizde yüksek tansiyon (pulmoner hipertansiyon) Sistemik yüksek tansiyondan farklı olarak bu hastalık sadece ciğerlerinizdeki arterleri etkiler. Kabuk doku kılcal kan damarlarını daraltıp akciğerlere kan akışını sınırlandırdığı zaman bu hastalık meydana gelir. Bu durum pulmoner arterlerdeki tansiyonu yükseltir. Pulmoner hipertansiyon zamanla kötüleşen ciddi bir hastalıktır.<br />
Sağ yanda kalp yetmezliği. Kalbinizin soldakine göre daha az kaslı olan soldaki alt haznesi (sağ ventrikül), tıkanmış akciğer arterlerine kan iletebilmek için normalden daha fazla pompalama yapmak zorunda olduğunda bu hastalık meydana gelir. Sonunda sağ ventrikül bu aşırı çalışmadan dolayı sekteye uğrar.</p>
<p>Solunum yetmezliği. Kronik interstisyel akciğer hastalığının son aşamasında solunum yetmezliği meydana gelir. Çok düşük olan kandaki oksijen seviyesi akciğer arterlerindeki yükselen tansiyonla birlikte kalp yetmezliğine neden olur.</p>
<p><strong>Muayeneye Hazırlık</strong></p>
<p>Muhtemelen ilk yapacağınız şey, aile doktorunuzu veya normal bir pratisyen doktora gitmek olacaktır. Ne var ki bazı vakalarda randevu almak için aradığınızda akciğer hastalıklarında uzmanlaşmış bir doktora (pulmonolog) yönlendirilebilirsiniz.</p>
<p>Doktorla görüşmeler kısa sürdüğü ve konuşulması gereken çok şey olduğu için, randevuya hazırlanarak gitmek iyi fikirdir. İşte randevunuza hazırlanmanıza yardımcı olacak ve doktordan ne bekleyebileceğinizi gösteren kimi bilgiler.</p>
<p><strong>Ne yapabilirsiniz</strong></p>
<p>Yaşadığınız bütün belirtileri yazınız. İnterstisyel akciğer hastalığında belirtilerinizin ilk ne zaman göründükleri, zaman içinde nasıl değiştikleri veya kötüleştikleri hakkındaki ayrıntılar doktorunuz çok faydalı bilgilerdir.</p>
<p>Akciğerlere hasar veren maddelere meslek hayatındaki olası maruz kalmaları yazınız. Çalışma hayatınıza başladığınız andan itibaren bütün işleri hatırlatmaya çalışın. Doktorunuz yıllar önce bile olsa işlerinizden herhangi birinde toza, gazlara veya kimyasallara maruz kalıp kalmadığınızı bilmek isteyecektir.</p>
<p>Akciğerlere hasar veren çevrenizdeki maddelere olası maruz kalmaları yazınız. Belirtilerinizin suyla hasar görmüş bir halı, sıcak su havuzu veya nemlendirici cihazlar gibi bakteri yuvası olan herhangi bir şeyle temastan sonra ortaya çıkma durumuyla çok ilgilenir. Özellikle kuşlar başta olmak üzere hayvanlarla temaslarınızı da doktora anlatın.</p>
<p>Daha önce tedavi gördüğünüz hastalıkları, tedavi sırasında ve son iki yıldır kullandığınız ilaçları yazın. Reçeteli ve reçetesiz ilaçları, vitaminleri, bitkisel tedavileri ve takviye ilaçları da dahil edin. Eğer müshil, mineral yağ içeren burun damlası gibi şeyler kullandıysanız doktorunuza söyleyin.</p>
<p>Son 10 yıl içinde çekilmiş bir akciğer röntgeniniz varsa kendinizle birlikte götürün. Eski röntgen sonuçlarını şimdikiyle karşılaştırmak doktorunuza teşhis koymada yardımcı olabilir. Röntgen filminin kendisi doktorunuz için rapordan daha önemlidir. Eğer ilk gittiğiniz doktor bir röntgen çekmişse onu da yanınızda götürün.</p>
<p>Mümkünse yanınıza bir arkadaşınızı veya yakınınızı alın. Ayrıca, bazen size doktorla görüşme sırasında verilen tüm bilgileri sindirmek zor olabilir. Size eşlik eden biri kaçırdığınız veya unuttuğunuz şeyleri hatırlayabilir.</p>
<p><strong>Doktorunuza soracağınız soruları not edin.</strong></p>
<p>İlk görüşmenizde doktor belirtileriniz hakkında bilgi toplamak, tıbbı geçmişiniz ve yapılacak testlerle ilgilenecektir. Test sonuçlarını görmek ve doktorunuzla tedavi seçeneklerini görüşmek üzere muhtemelen bir ziyaret daha yaparsınız.</p>
<p>İnterstisyel akciğer hastalığı için doktorunuza ilk randevunuzda sormak isteyebileceğiniz bazı sorular şunlardır:</p>
<p>Belirtilerime neler neden oluyor olabilir<br />
Belirtilerime neden olabilecek başka olası sebepler var mı<br />
Ne tür testlere ihtiyacım var<br />
Hastalığımı nasıl izleyeceksiniz<br />
Sigarayı şimdi bıraksam faydası olur mu<br />
Birlikte yaşadığım insanlar sigara içiyorsa, durumumu kötüleştirir mi<br />
Çalışmaya devam edebilir miyim<br />
Diğer sağlık sorunlarım da var. Bu hastalıkları bir arada en iyi şekilde nasıl idare edebilirim<br />
Riayet etmem gereken herhangi bir sınırlama var mı<br />
Görüşme sırasında aklınıza doktorunuza sormak için hazırladığınız bu soruların dışında herhangi bir soru gelirse sormakta tereddüt etmeyin.</p>
<p><strong>Doktorunuzdan ne beklemeli</strong></p>
<p>Doktorunuz büyük ihtimalle size bir dizi soru soracaktır. Yanıtlarınızı önceden düşünün. Doktorunuz şunları sorabilir:</p>
<p>Belirtiler ilk defa ne zaman ortaya çıktı<br />
Belirtileriniz ne kadar çabuk kötüleşti<br />
Belirtileriniz inatçı mı, yoksa görünüp kayboluyorlar mı<br />
Ateşiniz veya titremeniz var mı<br />
Hiç kan öksürdünüz mü<br />
Şu aşağıdaki işlerden birini hiç yaptınız mı: madencilik, demir zımparalamak, kumlama, granitle çalışmak, kaynak, tersanede çalışmak, elektronik sanayinde çalışmak veya çiftçilik<br />
Eski veya şimdiki iş arkadaşlarınızdan herhangi birine iş ortamında bulunan maddelerin neden olduğu bir akciğer hastalığı teşhisi konuldu mu<br />
Yakın zamanlarda klima, hava nemlendirici aygıtlar, sıcak su havuzu, suyun hasar verdiği duvarlar ve halılarla temas ettiniz mi<br />
Yakın akrabalarınızdan herhangi birine benzeri bir hastalık teşhisi kondu mu<br />
İşiniz veya hobiniz gereği kuşlarla temas ettiniz mi Komşularınız arasında güvercin besleyen kimse var mı<br />
Ailenizde akciğer hastalığı olan biri var mı<br />
Sigara içiyor musunuz, eskiden içtiniz mi İçiyorsanız, ne kadar<br />
Size başka bir hastalık teşhisi konmuş muydu, başka bir hastalık tedavisi gördünüz mü Ne zaman</p>
<p><strong>Bu sırada yapabilecekleriniz</strong></p>
<p>Sigara içiyor veya sigara içenlerle aynı evde yaşıyorsanız, randevu için beklerken sigaraya maruz kalma miktarınızı azaltınız. Bütün akciğer hastalıkları duman yutmakla kötüleşir. Size konulan teşhis ne olursa olsun, sigara içiyorsanız, doktorunuzla birlikte bir sigara bırakma planı oluşturun.</p>
<p><strong>Testler ve Teşhis</strong></p>
<p>İnterstisyel akciğer hastalığının sebebini bulmak son derece zor olabilir. Çok sayıda bozukluk, bu geniş hastalık sınıfına girer. Dahası, sebebi bilinmeyen interstisyel akciğer hastalıklarıyla bilinenler arasındaki ayrım her zaman net değildir.</p>
<p>Bundan başka birçok başka tıbbi durumun belirti ve işaretleri, örneğin kronik obsrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kalp yetmezliği ve astım, interstisyel hastalığın belirti ve işaretlerini taklit edebilir; doktorlar kesin teşhis koymadan önce bu diğer hastalık olasılıklarını elemelidir.</p>
<p>Karmaşıklığı ortadan kaldırmak ve diğer olası sebepleri elemek için doktorunuz işe ayrıntılı tıbbi geçmiş ve fiziksel muayeneyle başlar. Belli hastalıklara elendikten sonra doktorunuz şöyle testler önerebilir:</p>
<p>Göğüs röntgeni. Her ne kadar bir akciğer sorunundan şüphelenildiğinde ilk yapılan testlerden biri de bir röntgen filmi çekmek olsa da, interstisyel akciğer hastalıklarının teşhisinde bilgisayarlı tomografi daha etkilidir. Bununla birlikte röntgen interstisyel akciğer hastalığına benzer belirti ve işaretleri olan anfizem ve akciğer loplarından birinin çökmesi gibi diğer hastalıkları elemede faydalıdır.</p>
<p>Yüksek Çözünürlü Bilgisayarlı Tomografi (CT). Röntgen ciğerlerinizin iki boyutlu görüntüsünü alırken tomografi taramasında alınan büyük kesit görüntüler çok daha ayrıntılıdır. Yüksek çözünürlü taramaysa daha da ileri giderek normal tomografiden çok daha ayrıntılı resimler verir.</p>
<p>Pulmoner fonksiyon testi. Vücudunuzun açılmasını gerektirmeyen bu test ciğerlerinizin ne kadar iyi çalıştığını kontrol eder. Test için genellikle spirometre denilen basit bir alete üflemeniz istenir, spirometre ciğerlerinizin ne kadar hava tuttuğunu ve ciğerlerinizden havanın nasıl çıktığını ölçer. Kabuklaşma ilerledikçe içinize daha az hava çeker ve daha az hava üflersiniz. Bazı pulmoner fonksiyon testleri alveollerle kapilerler kan damarlar arasındaki ince zar boyunca ne kadar miktarda gaz alışverişi olduğunu ölçer.</p>
<p>Egzersiz testleri. İnterstiyel akciğer hastalığının belirtileri aktif olduğunuzda kötüleştiği için, doktorunuz bir yürüyüş bandı veya sabit bisiklet kullanarak ciğerlerinizin egzersiz sırasındaki fonksiyonunu ölçmek isteyebilir. Her ne kadar testten teste farklılık olsa da genellikle egzersizin zorluğu artarken tansiyonunuz ve kan oksijen seviyeniz ölçülür.</p>
<p>Bronkoskopi (Transbronşiyal biyopsi). Birçok vakada interstiyel akciğer hastalığı ancak küçük bir akciğer dokusunun (biyopsi) incelenmesiyle teşhis edilebilir. Transbronşiyal biyopsi de doktorunuz ağzınızdan akciğerlerinize esnek bir fiber optik boru (bronkoskop) yollar ve her biri bir iğne başı büyüklüğünde bir veya birkaç örnek alır. Bunlar daha sonra laboratuarda incelenir. Bronkoskopi lokal anestezi kullanılarak ayakta yapılır.</p>
<p>Bronkoalveolar lavaj. Bu yöntemde doktorunuz akciğerlerinizin bir kısmına bronkoskop vasıtasıyla tuzlu su üfler ve hemen geri emer. Çekilen sıvının içinde hava torbacıklarındaki hücreler bulunur. Her ne kadar bronkoalveolar lavaj sıvı örneği diğer testlere göre ciğerin daha büyük bir bölümünün durum hakkında bilgi verse de, özel bir interstistiyal akciğer hastalığını teşhis etmeye yetecek kadar bilgi veremeyebilir. Bunun yerine doktorlar, en iyi tedaviyi bulmak için bir akciğer hastalığının ilerleyişini kontrol ederler.</p>
<p>Video yardımlı torakoskopik cerrahi. Daha az invazif testler belli bir teşhis konmasına yardımcı olmazsa bir göğüs cerrahı, cerrahi akciğer biyopsisi uygulayabilir. Bu işlemde ucunda kamera olan esnek bir tüp (endoskop) kaburgalarınız arasında açılan küçük bir kesikten içeri sokularak cerrahın ciğerlerinizi bir ekranda görmesini sağlar. Cerrahi aletler başka bir delikten içeri sokulur ve cerrah ciğerlerinizde iki veya üç bölgeden tırnak büyüklüğünde örnek alır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/interstisyel-akciger-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda besin zehirlenmesi</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/cocuklarda-besin-zehirlenmesi/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/cocuklarda-besin-zehirlenmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 06:32:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=270</guid>

					<description><![CDATA[Yazın besinlerin uzun süre sıcakta kalıp bozulmasından kaynaklanan besin zehirlenmelerini önlemek için alışveriş yaparken ve besin saklarken bazı detaylara çok dikkat etmek gerekiyor. Bazen kusma, bazen ishal bazen de çok daha şiddetli belirtilerle kendini gösteren besin zehirlenmelerine karşı nasıl önlem...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/cocuklarda-besin-zehirlenmesi/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/bebek-besin-zehirlenme.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-271" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/bebek-besin-zehirlenme.jpg" alt="" width="620" height="350" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/bebek-besin-zehirlenme.jpg 620w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/bebek-besin-zehirlenme-300x169.jpg 300w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/bebek-besin-zehirlenme-24x14.jpg 24w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/bebek-besin-zehirlenme-36x20.jpg 36w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2017/03/bebek-besin-zehirlenme-48x27.jpg 48w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<div>
<p><span style="color: #008080;"><strong>Yazın besinlerin uzun süre sıcakta kalıp bozulmasından kaynaklanan besin zehirlenmelerini önlemek için alışveriş yaparken ve besin saklarken bazı detaylara çok dikkat etmek gerekiyor.</strong></span></p>
<p>Bazen kusma, bazen ishal bazen de çok daha şiddetli belirtilerle kendini gösteren besin zehirlenmelerine karşı nasıl önlem almanız gerektiğini biliyor musunuz? Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Dr. E. Mahir Gülcan, yaz aylarında artan besin zehirlenmelerinin suçlusunun kötü koşullarda saklanıp, hazırlanan ve pişirilen besinler olduğunu söylüyor.</p>
<p>“Besinler, bakterilerin üremesi için gerekli olan besin öğeleri ve nem içerikleriyle mükemmel bir ortam yaratıyor. Bakteriler türlerine göre -10˚C’den 100˚C’ye kadar geniş bir sıcaklık aralığında canlılıklarını sürdürebiliyor. Patojen bakterilerin en iyi çoğalabildikleri sıcaklık aralığı 5-65˚C (tehlikeli bölge) arası oluyor. Besinleri dondurma işlemi bakterileri öldürmüyor ancak üremelerini durduruyor. Kaynatma ile bakterilerin birçoğu ölüyor ancak tamamen yok edilmiyorlar. Tehlikeli bölge olarak adlandırılan 5-65˚C arasında bırakılan potansiyel tehlikeli bir besin, uygun zaman zarfında besin kaynaklı hastalıklara ve zehirlenmelere neden olabilecek duruma geliyor” diyor.</p>
<p><strong>Yaz aylarında en çok hangi gıdalara dikkat etmek gerekiyor?</strong></p>
</div>
<div>
<p>Dr. E. Mahir Gülcan, bu soruyu şöyle cevaplıyor: “En çok besin zehirlenmesine sebep olan yiyecekler arasında yumurta yer alıyor. Örneğin yaş pasta, dondurma, mayonez gibi yiyeceklerin içerisinde yumurta bulunuyor. Bu tarz yiyeceklerde bayatlama ya da uygun koşullarda saklanamaması sonucu bozulmalar meydana gelebiliyor. Bunun yanında tavuk ve deniz ürünleri de besin zehirlenmesi kaynağı. Özellikle iş yerlerinde, toplu yemek tüketilen ortamlarda sık tercih edilen tavuk, en fazla besin zehirlenmesine sebep olan besinler arasında yer alıyor. Uygun şekilde saklanmamış konserve besinler de besin zehirlenmesine neden olabiliyor.”İshali ve kusmayı engellemeyin</p>
</div>
<div>
<p>Besin zehirlenmeleri genellikle, aniden başlıyor, bozulmuş besinler tüketildikten sonra hastalık belirtileri 30 dakika ile 72 saat arasında ortaya çıkabiliyor. İshal, bulantı, kusma, şiddetli karın ağrıları ve karında kramplar gibi sindirim sistemini ilgilendiren şikayetlerin yanı sıra, bazen ateş de görülebiliyor. Dr. E. Mahir Gülcan, “Besin zehirlenmelerinin klasik belirtileri mide bulantısı, kusma ve ishaldir. Kusma ve ishal vücudun zehri dışarı atma yöntemlerindendir. Bu nedenle kesinlikle bulantı ve ishali önleyici ilaçlar kullanmayın. İshal ve kusmayı arttıracak düşüncesiyle hiçbir şey yememek de yanlış bir davranış. İshal tedavisinin en iyi şekli dinlenmek ve bol miktarda sıvı (temiz içme suyu, ayran, şekersiz çay vb.) tüketmek. İshal geçene kadar yoğurt, pirinç lapası, haşlanmış patates, ekşi elma ve taze şeftali suyu vb. besinler tüketilmeli. Sebzeleri pişirdikten, meyveleri de yıkayıp kabuğunu soyduktan sonra tüketin. Erik, kayısı, incir, üzüm, karpuz gibi meyveler bağırsak hareketlerini arttırdığı için yenmemeli” diyor.</p>
<p><strong>Doğru gıda seçimi ile korunun</strong></p>
</div>
<div>• Pastörize edilmemiş, mahalle arasında satılan süt ve süt ürünlerini tüketmeyin.<br />
• Dışı kirlenmiş veya çatlak olan yumurtaları yemeyin. Yumurtayı kullanmadan hemen önce sadece su ile yıkayın.<br />
• Konservelerin alt ve üst kapakları şişkin, kutuları zarar görmüş ve son kullanma tarihi geçmiş olanları kesinlikle satın almayın. Gebelikte taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenin.<br />
• Yaz aylarında açıkta ve dışarıda satılan ürünleri almayın. Evinizdeki gıdaları da tüketene kadar buzdolabında saklayın.<br />
• Kurubaklagilleri nemsiz ve serin yerlerde muhafaza edin.<br />
• Pişmiş yemekleri oda sıcaklığında bir saatten fazla bekletmeyin, daha sonra yenecekse buzdolabında saklayın.<br />
• Dondurulmuş gıdaları çözüldükten sonra kesinlikle tekrar buzdolabına koymayın.<br />
• Hepsinden önemlisi ise hijyen. Sebze ve meyveleri bol su ile yıkayın. Mutfakta kullanılan temizlik bezlerini tek kullanımlık seçin ya da her kullanımdan sonra deterjanla yıkayın, ıslak bırakmayın.<br />
• Güvenemediğiniz bir su kaynağından su kullanmak zorundaysanız mutlaka suyunuzu içmeden kaynatın.<br />
• Çiğ et, çiğ tavuk ve kümes hayvanlarının etlerine çıplak elle dokunduktan sonra ellerinizi sabun ve sıcak su ile bolca yıkayın.<br />
• Çiğ balık tüketmeyin.</div>
<div></div>
<div><strong>Çocuklar daha fazla etkileniyor</strong></div>
<div></div>
<div>Kusma ve ishal sonucunda ciddi bir su kaybı oluşuyor. Çocuklar su kaybına erişkinden daha hassas olduklarından ve zehirlenmeye yol açan mikroplar, çocukların bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeni ile daha ağır seyrettiğinden, çocuklar ve bebekler çok daha fazla etkileniyor.</div>
<div></div>
<div><strong>Mamaları bekletmeyin!</strong></div>
<div>Bebeklerde de görülen besin zehirlenmeleri konusunda da uyaran Dr. E. Mahir Gülcan, “Özellikle yaz aylarında hazırlanan mamalar bir öğünde tüketilmeli, artan mama kullanılmamalı. Biberonlar mutlaka kaynatılmalı ya da sterilizasyon aletiyle sterilize edilmeli. Mama hazırlanırken kullanılan su güvenli olmalı, kaynatma işlemi tam ve düzgün yapılmalı. Eğer biberonlar iyice kaynatılmaz ya da sterilizasyon işlemi uygulanmazsa, mama kalıntıları mikropların üremesi için uygun bir ortam oluşturur ve üreyen mikroplar bir sonraki mamaya bulaşarak besin zehirlenmesi yapabilir” diyor.</div>
<div></div>
<div>Bebek ve çocuklarda tanı konulurken aynı besini yemiş birden fazla kişide ishal, kusma gibi zehirlenme belirtilerinin aynı zamanlarda ortaya çıkması durumuna bakılıyor. İshalli dışkıdan yapılan dışkı testlerinde iltihap hücresi ve besin zehirlenmesine neden olan mikrobun saptanması, kan testinde vücutta mikrop olduğuna dair parametrelerin yüksek olması ile besin zehirlenmesi tanısı konulabiliyor.</div>
<div></div>
<div><span style="color: #ff0000;"><strong>Bu belirtilere dikkat!</strong></span></div>
<div>Kanlı ishal varsa, ishal ile birlikte boyun sertliği, şiddetli baş ağrısı veya ateş varsa, zehirlenme belirtileri iki günden fazla devam ediyorsa, hemen bir uzmana başvurmalısınız.</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/cocuklarda-besin-zehirlenmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz Tansiyonunuzu Kontrol Altında Tutun</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/goz-tansiyonunuzu-kontrol-altinda-tutun/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/goz-tansiyonunuzu-kontrol-altinda-tutun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2015 07:26:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=181</guid>

					<description><![CDATA[Oldukça sinsi bir şekilde seyreden bir hastalıktır göz tansiyonu. Çoğu kez göz muayenesi sırasında dahi kendini göstermeye bilir. Ancak eğer erken teşhis edilmezse ilerde sıkıntılı durumlara yol açabilen bir hastalık olduğu için rutin olarak göz muayenesine gitmeli ve göz tansiyonunuz...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/goz-tansiyonunuzu-kontrol-altinda-tutun/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/1015014_620x410-01.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-182" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/1015014_620x410-01.jpg" alt="1015014_620x410-01" width="620" height="410" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/1015014_620x410-01.jpg 620w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/1015014_620x410-01-300x198.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<h4><span style="color: #008000;">Oldukça sinsi bir şekilde seyreden bir hastalıktır göz tansiyonu. Çoğu kez göz muayenesi sırasında dahi kendini göstermeye bilir. Ancak eğer erken teşhis edilmezse ilerde sıkıntılı durumlara yol açabilen bir hastalık olduğu için rutin olarak göz muayenesine gitmeli ve göz tansiyonunuz olup olmadığını bilmelisiniz.</span></h4>
<p><strong>Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir?</strong></p>
<p>Göz içerisinde devamlı bulunan sıvılar aracılığı ile göz beslenmesi gerçekleşir. Bu süreç işlerken diğer taraftan da, göz içerisinde bulunan bu sıvılar, göz yollarında bulunan bazı kanallar yolu ile dışarıya atılır. Eğer bu işlemi göz sağlıklı bir şekilde yapamaz ise yani eğer bu kanallar da tıkanıklık oluşup göz içerisinde bulunan sıvıları dışarıya boşaltılamaz ise bunun sonucu olarak göz içerisinde sıkı bir basınç meydana gelir. Bu basınç artışına göz tansiyonu yani glokom denilmektedir.</p>
<p>Yüksek basınç nedeniyle göz tansiyonu gözde bulunan sinirlere zarar verir ve bu sinir hücreleri zamanla yavaş yavaş görme özelliğini kaybetmektedir. Eğer bu duruma zamanında müdahale edilmez ise gün geçtikçe görme kayıpları yüzde yüze kadar çıkabilmektedir. Görme kayıpları geniş bir alandan merkeze doğru ilerlemektedir.</p>
<p><strong>Göz Tansiyonu Nasıl Oluşur?</strong></p>
<p>Göz tansiyonu kişinin göz üzerinde oluştuğu ilk zamanlar kendisini göstermeyen, gizlice ilerleyen sinsi bir rahatsızlıktır. Ancak görme kayıpları başladıktan sonra göz tansiyonu fark edilmektedir. Genel olarak göz tansiyonu 40 ile 45 yaşları ve sonrasında kendisini gösteren ve ilk belirtisi ise göz içerisinde basınç artışının meydana gelmesidir. Eğer bu yaştan sonra görme kayıpları meydana gelmiş ise artık bu hastalıktan geri dönüşü mucizelere kalmış demektir.</p>
<p>Hastalığınızın erken tanısı için düzenli bir göz muayenesi çok önemlidir.</p>
<p><strong>Göz Tansiyonu Riskini Kimler Taşır?</strong></p>
<p>–Genetik faktörler. Genel olarak birinci dereceden akrabada göz tansiyonu rahatsızlığı bulunan kişilerin kendisinde görülme riski büyüktür. Bunun yanı sıra 40 yaş üstü göz içi basınçları yüksek olan kişilerde göz tansiyonu olma ihtimali yüksektir.</p>
<p>–Şeker hastalığı, kansızlık, ani şok yaşama gibi durumlar kan basıncını artırmaya ve göz tansiyonunu ortaya çıkaran riskli durumlar olabilir.</p>
<p><strong>Göz Tansiyonunun Tedavisi Nedir?</strong></p>
<p>Kişilerin yaşamış olduğu yüksek tansiyon hastalığı nasıl ise buda göz de bir benzeri hastalıktır. Yani göz tansiyonu, yüksek tansiyon gibi tedavisi olmayan ve sürekli gözetim altında tutulması gereken bir rahatsızlıktır.</p>
<p>Göz tansiyonun en basit tedavi uygulaması göz damlası olarak bilinir. Bu göz damlasını damlattıktan sonra gözleri belirli bir süre kapalı tutarak ilacın etkisini artırmada yardımcı oluruz. Tabi ki damlaları doktorunuzun verdiği şekilde kullanılmalıdır.</p>
<p>Damlalardan sonra gözünüzde yanma, batma gibi durumlar hissedilebilir. Bu tamamen normal olup korkuya sebep verilmesine gerek yoktur. Kısa bir süre sonra kendiliğinden bu ağrılar gidecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/goz-tansiyonunuzu-kontrol-altinda-tutun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düzenli Yürüyüş ve Faydaları</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/duzenli-yuruyus-ve-faydalari/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/duzenli-yuruyus-ve-faydalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2015 07:15:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=174</guid>

					<description><![CDATA[İşte, düzenli olarak yürüyüş yaparak elde edeceğiniz faydaların birkaçı: Kilo verebilir ve kilonuzu koruyabilirsiniz. Yürümek, diyabeti kontrol altında tutmakta yardımcı olur. Yürümek, kalbinizi güçlendirir, kan basıncınızı düşürür, kan dolaşımı sistemindeki iyi kolesterol seviyesini yükseltir &#8211; bunların hepsi de kalp krizi...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/duzenli-yuruyus-ve-faydalari/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/düzenl-yürüyüş.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-175" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/düzenl-yürüyüş.jpg" alt="düzenl-yürüyüş" width="400" height="266" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/düzenl-yürüyüş.jpg 400w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/düzenl-yürüyüş-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<h3><span style="color: #008000;">İşte, düzenli olarak yürüyüş yaparak elde edeceğiniz faydaların birkaçı:</span></h3>
<p>Kilo verebilir ve kilonuzu koruyabilirsiniz. Yürümek, diyabeti kontrol altında tutmakta yardımcı olur. Yürümek, kalbinizi güçlendirir, kan basıncınızı düşürür, kan dolaşımı sistemindeki iyi kolesterol seviyesini yükseltir &#8211; bunların hepsi de kalp krizi riskini azaltan etkenlerdir</p>
<p><strong>Yavaşça başlayın.</strong></p>
<p>Her yürüyüşün ilk 5 dakikasını, normal yürüyüş hızınızda gezinir gibi yürüyerek geçirin. Kendini zorlama yok, nefes nefese kalma yok. Bu sayede, kaslarınız, onlardan isteyeceklerinizi yerine getirmeden önce ısınma fırsatı bulacaklar. Bu önemli, çünkü ısınmayan kaslar egzersizle ilgili incinmelere daha açık olurlar.</p>
<p><strong>Hızınızı artırın.</strong></p>
<p>Şimdi tekrar yürümeye hazırsınız. Yavaş yavaş hızınızı artırın. Yanınızdan geçip giden yürüyüşçü kadar hızlı olmamanızı kafanıza takmayın. Asıl önemli olan, kendinizi rahat hissedeceğiniz bir hızda yürümektir. Zamanla daha da hızlanacaksınız nasıl olsa. Daha başlangıçta soluk soluğa kalmanıza gerek yok. Yürüyüş zevkli olmalıdır, stresli veya acılı değil.</p>
<p><strong>Bir tur atın.</strong></p>
<p>Eğer son yürüdüğünüz en uzun mesafe dış kapıdan arabanıza kadarsa, başlangıçta kısa rotalar belirleyin. Mesela, ilk sokaklardan dönerek evinizin çevresinde bir tur atın. Kendinize 10 dakikada tamamlayacağınız bir yürüyüş rotası belirlemeniz yeterlidir. Bu rotayı haftada üç kere yürüyün. Unutmayın: Rahat edeceğiniz bir hızda yürümelisiniz.</p>
<p><strong>Daha uzağa.</strong></p>
<p>Haftada üç kere 10 dakikalık yürüyüşler artık hafif gelmeye başladığında, yürüdüğünüz mesafeyi artırın. Süreyi önce 12-15 dakikaya çıkarın. Sonra yavaş yavaş artırarak, başlarda haftada üç sonlarda beş kez 30&#8217;ar dakikalık yürüyüşler yapın. Eğer amacınız kilo vermekse, haftada 4 veya 5 kez 40-60 dakikalık yürüyüşler yapmak iyidir.</p>
<p><strong>Daha hızlı.</strong></p>
<p>Zamanla, hızınızı artırsanız bile rahat hissetmeye devam ettiğinizi fark edeceksiniz. Hızınızı ayarlamanın basit bir yolu: Rahatça konuşabileceğiniz, ama şarkı söyleyemeyeceğiniz bir hızda yürüyün. Doktorlara göre, bir yürüyüşten kalp sağlığı için en fazla faydayı sağlamanın yolu, saatte yaklaşık 5 kilometre hızla yürümektir.</p>
<p><strong>Daha küçük. </strong></p>
<p>Garip gelebilir ama, daha hızlı yürümenin sırrı, daha küçük adımlar atmaktır. Çoğu insan hızlı yürümek için uzun adımlar atması gerektiğini sanır ama, seri atılan kısa adımlar sizi daha hızlı ilerletir. Bunun nedeni, kısa adımlarda kalçaların daha hızlı dönme hareketi yapabilmesidir. Ayrıca, kollarınızı da daha hızlı sallarsanız, ayaklarınız kollarınızı takip etmek zorunda kalır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/duzenli-yuruyus-ve-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağlayan Bebeği Sakinleştirmenin Yolları</title>
		<link>http://konakkulturasm.com/aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-yollari/</link>
					<comments>http://konakkulturasm.com/aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2015 07:07:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://konakkulturasm.com/?p=170</guid>

					<description><![CDATA[Ağlamak, bebeklerin dünya ile kurdukları ilk iletişim şeklidir. Bebeğin her ağlaması onun bir sıkıntısı olduğunu ifade etmediği gibi hiç ağlamaması da aslında verdiği bir mesaj olabilir. Sürekli ağlayan bir bebeği sakinleştirmenin en önemi yolu ise onu düzenli emzirmektir. Memorial Ataşehir...<br /><a class="read-more-button" href="http://konakkulturasm.com/aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-yollari/">Devamını Oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/baby-crying.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-171" src="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/baby-crying.jpg" alt="baby-crying" width="400" height="268" srcset="http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/baby-crying.jpg 400w, http://konakkulturasm.com/wp-content/uploads/2015/10/baby-crying-300x201.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<h3><span style="color: #008000;">Ağlamak, bebeklerin dünya ile kurdukları ilk iletişim şeklidir. Bebeğin her ağlaması onun bir sıkıntısı olduğunu ifade etmediği gibi hiç ağlamaması da aslında verdiği bir mesaj olabilir.</span></h3>
<p>Sürekli ağlayan bir bebeği sakinleştirmenin en önemi yolu ise onu düzenli emzirmektir. Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak, ağlayan bebeklerin sakinleştirilmesi ile ilgili anne babalara önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Bebeğin hiç ağlamaması hastalık göstergesi olabilir</strong></p>
<p>Bebekler için ağlamak gülmekten önce gelir. Yeni doğan bir bebek her isteğini ağlayarak ifade edebilir. Bebeğin her ağlaması, mutlaka bir sorun olduğu anlamına gelmez. Bu durum aileyi tedirgin etmekle birlikte; tıbbi açıdan bakıldığında ağlamayan bir bebek iletişim de kurmayan bir bebek anlamına gelir. Örneğin bazı hastalıklarda bebeğin ağlamaya bile gücü olmayabilir.</p>
<p>Ciddi bir yeni doğan sarılığı geçiren bebekler görüntüde çok uslu durur ve devamlı uyurlar. Aileler de farkına varmadıkları için bu durum tanı konmasını geciktirebilir.</p>
<p><strong>Anne sütü bebeği sakinleştirir</strong></p>
<p>0-6 ay arası bebeklerin sadece anne sütü ile beslenmesi uygundur. Bu dönemde özellikle ilk 3 ayda her ağladığında bebeğin emzirilmesi hem bebeği sakinleştirir hem de anne sütü üretimini artırır. Anne sütü alan bebeklerde beslenmeye saat düzenlemesi yapılması, ilk 3 ay için uygun değildir.</p>
<p>Bebekler 0-3 ay zaten annesi ile kendisini aynı canlı olarak görür, yani farklı bir birey olduğunun farkında değildir. Beslenme ihtiyacı olduğunda da bunu geciktirmek yani her istediğinde bebeği emzirmemek bebekte güven sarsıcı bir etki yapar.</p>
<p><strong>Bebeğinizle sert bir ton ve yüksek sesle konuşmayın</strong></p>
<p>Doğum öncesinde işitme hissi olan bebekler dünyaya geldikten sonra da her şeyi çok net duyabilirler. Ağlayan bir bebekle mutlaka yumuşak bir tonda konuşulmalıdır.</p>
<p>Daha önceden alışık olduğu için anne veya babasının sesi, bebek için sakinleştirici etki yapacaktır. Doğum öncesi dinletilen müzikler de doğum sonrası bebekleri rahatlatır, kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olur. Televizyon ve bilgisayar ekranlar ise bebekler üzerine negatif etki yapar. Konuşma ve davranış üzerine de olumsuz etkileri olduğu için 2 yaş sonuna kadar çocukları televizyondan uzak tutmak gerekmektedir.</p>
<p><strong>Yatış pozisyonu önemli</strong></p>
<p>Koku duyusu da yeni doğan bebeklerde belirgindir. Ağladığında anne kucağına alındığında anne sütü kokusu duyacak ve aç olmasa bile rahatlama hissedecektir. Bebekler kol ve bacakları ile bir yere temas ettiklerinde de sakinleşir. Anne karnındakine benzer bir konumda yatırılmaları; yani yüz üstü, başı yan duracak konumda kol ve bacaklar gövdeye çekilmiş halde yatmaları onları sakinleştirir. Ama bu yatış şekli kesinlikle gece önerilmez, &#8220;ani beşik ölümü sendromu&#8221; yüz üstü yatan bebeklerde daha sık olduğu için, sadece gündüz anne uyumuyor ve bebeği gözleyebilecek ortamda bulunuyorsa bebeğini bu şekilde yatırabilir.</p>
<p><strong>&#8220;Kucağa alıştırma&#8221; mantığı yanlış</strong></p>
<p>0-6 ay arası bebekleri ağladıklarında kucağa almaya çekinmek doğru değildir. Bebek ağlayarak iletişim kurmak istemektedir ve kucağa almak ona güvende olduğunu hissettiren en faydalı yoldur. Huzursuz olduğunda kucağa alınan bebeklerle ilgili yapılan çalışmalarda, bu bebeklerin bağışıklık sistemlerinin bile daha iyi çalıştığı gözlenmiştir.</p>
<p><strong>Temiz hava bebeğe iyi gelir</strong></p>
<p>Açık havada zaman geçirmek, her yaştaki çocuk için rahatlatıcıdır. Bebek küçük bile olsa, prematüre doğmuş değilse ilk günden itibaren sokağa çıkarılabilir. Büyükannelerin daha çok benimsediği &#8220;bebek 40 gün sokağa çıkarılmaz&#8221; yorumunun tıbbi dayanağı yoktur.</p>
<p>Kuzey Avrupa ülkelerinde yapılan pek çok bilimsel çalışmada, doğumdan itibaren açık havaya daha çok çıkartılan bebeklerde hastalık görülme riski evden çıkmayanlara göre daha az bulunmuştur. Özellikle uyku sorunu olan çocuklar, açık havada kaldıkları süre ile doğru orantılı olarak daha iyi uyurlar.</p>
<p>Güneşli günlerde güneş banyosu yaptırılan çocuklarda da D vitamini sentezi daha iyi olur ve bu da çocuğun hem bağışıklık sistemini düzenler hem de uykuya geçişi kolaylaştırır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://konakkulturasm.com/aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Gator Cached post on [2026-04-09 21:43:13] -->